30 Aralık 2008 Salı

Tanıtıcı reklam

Gün geçtikçe nakliyat firmalarının sayısı daha da artıyor. Evden eve nakliyat taşımacılık yapan firmalar arasında kıyasıya rekabet yaşandıkça bunlarda fiyatlara yansıyıp halkımızın yüzünü güldürüyor. Evden eve nakliyat nakliyat firmaları o kadar fiyatları düşürdü ki insanın durduk yerde taşınası geliyor. :D Fiyatlar düştü ama hizmet kalitesi hiç düşmedi. evden eve nakliyat işini yapan firmalar arasında yaşanan rekabet dâima firmaların kalitesini daha da arttırdı.

Her zaman evden eve nakliyat fiyatlarını kısaca bahsedecek olursak, genel olarak nakliyat firmalarının benimsediği fiyat aralığı, 400 ytl ile 3000 ytl arası değişmektedir. Bu fiyat arasındaki fark yolun uzunluğuna göre değişmektedir.Mesafe arttıkça doğal olarak,fiyatta artmakta..

Tabii firmanın geçmişine yada kalite anlayışına göre fiyat düşebilirde artabilirde orası anlaştığınız nakliyat firmasının anlayışına bağlı.. Türkiye'de yada ankara nakliyat veya evden eve nakliyat firmasının kalitesinde fiyatlara olumlu yönde artısı olacaktır. Bu yüzden astarından pahalıya gelecek,referansı olmayan sırf ucuzluk olsun diye kalitesiz nakliyat firmalarıyla anlaşmayın.(Önceki güvenilir nakliyat firmaları nasıl anlaşılır yazımızdan nakliyat firmalarıyla ilgili bilgilere ulaşabilirisiniz.

Ayrıca,kendine güvenen eşyalarınıza zarar vermeyecek nakliyat firmalarıyla anlaşın.Hoş artık eskisi gibi poşetler serip taşıma devri bitti.Eşyalar zarar görmeyecek şekilde ambalajlanıp öyle nakliyat işine başlanılıyor.

Tavsiye ettiğimiz evden eve nakliyat firmaları;

Cansizoğlu evden eve nakliyat Cansizoglunakliyat.Com evden eve nakliyat Evturnakliyat.com Tuzcuoğlu evden eve nakliyat sektöründe öncü firmalardır.

5 Aralık 2008 Cuma

Ata Demirer

Ata Demirer

6 Temmuz 1972 yılında Bursa'da doğdu. 1991 yılında istanbul Teknik Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Türk Müziği Bölümü'nü kazandı. Dormen Tiyatrosu'nda 1995 yılında "komik para" adlı oyunla tiyatro sahnesinde kendini gösterdi. Öğrencilik yıllarında aynı zamanda geceleri de barlarda çalışıyordu. Ege Kumpanya adı altında bir rembetiko orkestrası kurdu ve bu orkestra ile sahne çalışmaları yaptı.

23 Şubat 1998'de Tek Kişilik Dev Kadro gösterisi ile ilk kez Leman Kültür'de sahne aldı. Bu Stand Up Gösterisi ile adını duyursa da Star TV'de yayınlanan Korsan TV programı ve oynadığı karakterler ile iyice sivrildi. Ama asıl çıkışını Avrupa Yakası adlı dizide yapmıştır.

Oynadığı Volkan karakteri ile dizinin izlenme rekorları kırmasına neden oldu. Daha sonra dizide diğer oyunculardan Hümeyra ile problem yaşadığından diziden ayrıldığı açıklandı.

Neredesin Firuze adlı sinema filminde 2 ayrı karakteri oynayan Demirer Vizontele Tuuba filminde de rol aldı.

Kendi Dilinden Ata Demirer

Efenimmmmm, 06-07-1972 yılında Bursa’nın çok şirin bi hastanesinde mitoloji kahramanı herkül misali 6 kilo doğmuşum!
Ohaaa! Dediğinizi duyar gibiyim hatta telaşlı haliyle savaş hemşiresini andıran bursamızın hemşiresi baş hekimin odasına dalıp ‘ayyyy doktor beyy 123 nodaki hasta bir şey doğurdu!’ demiş.

6 yaşıma geldiğimde ‘ateşi suzanı firkat,yaktı cismü canımı’ şarkısını ezberden söyleyerek hem annemi hemde tüm ailemi hayrete düşürmüş hatta bununla da kalmayıp sezercik havalarında olayı sürekli tekrarlayarak hepsini ağlatmışım!

Bir aile büyüğümüz adam olacak çocuk bokundan belli olur diyince bizimkiler bokumu tahlile götürmüşler aslında fil yavrusu olduğum bu şekilde anlaşılmış!

İlk okulda hatıralarımı sürekli süsleyen yegane olay müsamerelerin vazgeçilmez adamı olduğumdu, hocalar beni kendi etkinliklerine alabilmek için kapışırlardı o zamanın parası 2,5 Milyon dolara imza attım ya!

Ahhhh az kaldı unutuyordum bir de Banu vardı tabi, Sınıfın en güzeli,ilk aşk; babannesi beni müdüre şikayet etti. Bende kızdım aramadım sonra,cep telefonumu falan değiştirdim

Samimiyetle söylemeliyim ki hayvanlara olan düşkünlüğüm o yıllara dayanır, evde vardı gerçi kardeşim,kuzenlerim falan belki bu yüzden
Orta okul yıllarında dersler kötü ama tenefüs gösterileri 10 numaraydı. Deniz ve balık avlarına tutkumda bu yıllarda belirdi,eski Marmara’yı düşünüyorum da insanlar hızla her şeyi yok ediyorlar matrix yakındır!

Lisede dersler yine berbattı ama son sınıfa gelebildim,bir abimin yardımıyla müzisyenlik yıları başladı,pavyonda bile çalıştım aklınıza gelebilecek her türlü taverna ortamının aranan piyanisti 1991 yılında İstanbul teknik üniversitesi devlet konservatuarı türk müziği bölümünü kazandım ve de İstanbulllll!

92,93 yıllarında İstanbul’da müzisyenlik yapmaya devam ettim.
Yine o yıllarda arkadaşımdan aldığım gazla bar komedyenliği denemelerine başladım,mecburdum nerdeyse tüm dersleri final sınavında yaptığım stand-uplarla geçmeye başladım.
Vitamin gurubunun beyni rahmetli Gökhan Semiz sayesinde ufak tefek komedi işleri yapmaya başladım.
Turkish kovboy sarkısındaki gazel benim sesim,İsmail şarkısının klibinde oynadım ve de onun sayesinde ataköyfm’de komedi şovu yaptım (kendi çapımda tabi ama New York Times bile röportaja geldi)

Tiyatro severlerin yakından tanıdığı e.s.e.k tiyatro gurubunun kurucusu Uğur Uludağ arkadaşım bana regeta barlar sokağında bir komedyenlik işi ayarladı ve ilk profesyonel (para) iş orada başladı.

95 yılında Assos’ta hem komedi hem müzik sitilinde bir barda çalıştım,müşterilerden biri (tiyatrocuymuş) benden etkilendiğini söyledi ve beni aynı yıl Dormen Tiyatrosu’nun ‘Komik Para’ adlı oyununa transfer ediverdi!

Aynı yıl “Ege Kumpanya” isminde bir gösteri orkestrası kurdum ve bir yandan tiyatro bir yandan müzik kafama göre takıldım.
Ve bomba ‘Uğur Yücel’in bir röportajını okuyordum usta ‘genç komedyen adayları arıyorum’ diyordu röportajında,bende kapısını çaldım aynı akşam beni kendi seyircisinin önüne atıverdi.
Ertesi sabah zehirlenmiş olarak uyandım ve okulu 3 ay sonra bıraktım,çünkü gerçek aşkımla komedi ile seviştik ve ben onu aldatamazdım ayyyyyy çok dramatik yani şöyle söyliyeyim sıkıldım okulda,komedyen olma hayali yanında çok sönük kalıyordu okul!

96′dan 98′e kadar oynayacak yer aradım,parasız oynamak için bile şans vermediler; bir çok kötü yerde gösteri yaptım baraka rock bar,Ortaköy guletbar (burada ışık zayıf olduğu için kolye satan adamlardan ödünç aldığımız masa üstü ışığı ile gösteri yaptım)

Aynı oyunu banta çekip (sünnetçiler gibi) Leman Kültür’e götürdüm.
98 şubatında bana tanınan şansı iyi kullandım ve leman gösterileri başladı.

2001 yılına kadar mütevazi bir biçimde (sürünerek yani) oyunumu devam ettirdim,bu inat bana ‘Star Televizyonu’ nun kapılarını açtı.
Korsan Tv’nin başarısı sayesinde az çok tanınan bir komedyen oldum.
Bu arada Tek kişilik Dev Kadro oyunu 850 küsür kez sahnelendi oyunun tüm metni,Korsan Tv
karakterlerinin tümü bana aittir.

Vizontele Tuuba,Nerdesin Firuze gibi projelerde ve bazı Tv dizilerinde Konuk oyuncu,
Kısık Ateşte 15 Dakika adlı filmde ise Başrol oyuncusu olarak beyaz perdede sizlere yansıdım.
Bir kaç reklam filminde ve son olarakta 3 sezon boyunca Avrupa Yakası dizisinde Volkan karakteriyle karşınıza çıktım.

Vanessa HessLer Biyografisi

Dünyanın en güzel yüzlü mankeni olarak tanınan İtalyan model Vanessa Hessler, KOM mayolarının defilesinde podyuma çıktı. İşte ünlü güzelin Türkiye görüşü….

Kom Mayo’nun defilesi için Türkiye’ye gelen Vanessa Hessler, olgunluğu ve mütevazı yaşam biçimiyle dikkat çekiyor. Sıradan bir yaşantı sürmeye gayret eden güzel model, ikinci kez geldiği Türkiye’yi çok sevdiğini ve yurt dışında anlatılandan çok farklı bir ülke olduğunu söylüyor.

‘Güzelliği ile İtalya podyumlarının aranan modellerinden Vanessa Hessler… Babası Amerikalı, annesi İtalyan olan ünlü model, henüz 18 yaşında olmasına rağmen top model olma yolunda hızla ilerliyor. Modelliğe 14.5 yaşında başlayan Vanessa Hessler, yaşına göre olgun ve mütevazı tavırlarıyla dikkat çekiyor. Türk mankenlerden çok daha popüler olmasına rağmen son derece sıradan bir hayat süren Vanessa, bir önceki erkek arkadaşının fırıncı olduğunu rahatlıkla söylüyor. Dün akşam Kom Mayo’nun Swissotel’de gerçekleşen ‘Bikininin 60′ıncı Yıl Dönümü’ defilesi için podyuma çıkan ünlü model ile defile öncesinde kariyerini ve hedeflerini konuştuk…

* Bu, Türkiye’ye ikinci gelişiniz. İlk geldiğinizde ne hissetmiştiniz? Şimdi ne hissediyorsunuz? İkinci gelişimde Türkiye bana çok daha tanıdık geldi. Daha rahat hissediyorum. Şimdi daha çok gezme fırsatım oldu İstanbul’u… Kapalıçarşı’yı gezdim. Mısır Çarşısı’na bayıldım. Bir sürü alışveriş yaptım. Çok sayıda çanta ve aksesuvar aldım. İtalya’da çok pahalı olan deri yastıklardan satın aldım.

* Geçen sene Türkiye’ye geldiğinizde reşit değildiniz. Bu sene 18 yaşına girdiniz. Artık özgürlüğünüze kavuştunuz mu? Geçen sene 17 yaşındaydım. Diskoteklere bile giremiyordum. Şimdi kendime ait bankomatım ve kredi kartım var.n Kendinizi top model olarak görüyor musunuz? Hayır görmüyorum. Bazı ülkelerde top model sayılabilirim. Ama tanınmadığım ülkeler de var. Bir top model olmam için bütün ülkelerde tanınıyor olmam lazım. Ama top model olmayı çok istiyorum.

* Bunun için özel hayatınızın da gösterişli olması gerekiyor. Bunu göze alır mısınız? Hiçbir zaman! Ben sıradan bir hayat yaşıyorum. Temizliğimi bile kendim yaparım. Ailemin yaşam tarzına göre yaşıyorum. Değişeceğimi zannetmiyorum. Ben metroya, otobüse binerim; arabam yok. İki erkek kardeşim ve babamla birlikte Roma’da yaşıyorum. Annem de diğer iki erkek kardeşimle birlikte Amerika’da yaşıyor.

KENDİME GÜVENSİZİM

* Dünyanın en güzel yüzüne sahip olduğunuz söyleniyor. Bu konuda ne düşünüyorsunuz? Ben kendimi pek güzel bulmuyorum. Kendime güvenim yok. Ama bu işi de yaptığıma göre güzelim demektir. En iyisi bu kararı başkaları versin.

* Erkek arkadaşınız var mı? Evet bir erkek arkadaşım var ama normal bir arkadaşım. Aramızda henüz cinsellik falan yok. Çok samimiyiz ama nişanlılık gibi bir bağlantımız da yok. İlişkimiz için sadece flört diyebiliriz.

* İtalya’da Totti, Vieri gibi çapkın futbolcular var ünlü mankenlerin peşinde koşan… Sizin de peşinizden koşuyorlar mı? Evet böyle bir sürü iğrenç insan tanıyorum İtalya’da. Bir futbolcu insan olarak iyiyse ancak arkadaşım olabilir. Ama diğer türlü benden uzak dursunlar. Zaten ben de onlardan uzak duruyorum. Ben böyle şeylere değer vermem. Mesela benim eski erkek arkadaşım bir fırıncıydı. Bana devamlı pizza yapıyordu, onun yüzünden kilo alıyordum.

Türkiye’yi çok seviyorum

* Türkiye’deki mankenler ‘kilo alırım’ korkusuyla yemek yemiyor. Blumia ve anoreksiya tehlikesi altındalar. Siz formunuzu nasıl koruyorsunuz? Çok hareketli bir hayatım var. Bütün gün TV karşısında oturup pizza yersem şişmanlarım. Ne çok az yiyorum, ne de çok fazla. Bu anoreksiya ve blumia çok kötü bir şey. İtalya’da da bu soruyu çok soruyorlar bana. Hiç yememek olmaz. Her şeyi yemek lazım. Ama evde bile hareket ediyorum devamlı. Temizlik yaparım, yer silerim.

* Sizce Türk erkekleri nasıl? Türkiye’ye gelmeden önce “Türkiye’deki erkekler sarışın kadın görünce çok feci yaparlar insanı” dediler. Bir ülkeyi anlamak için yaşamak lazım. Türkiye hakkında olumsuz şeyler söyleniyor ama gelince bunların doğru olmadığını görebiliyorsunuz. Ben Türkiye’yi çok seviyorum.